içimde saklı tuttuğum buzullar eridi. kayalıklarda kuşlar cıvıldadı.ve içimde saklı tuttuğum küçük çocuk, henüz ölmemiş olan annesine gülümsedi.
uzun bir yoldan geliyordu gözlerim ve yine beceriksizce sustular. çok fazla şey demek istediler aslında. çok söz, çok şiir, çok şarkı, çok çığlık!
ama en çok da siz de ağlıyor musunuz diye sormak istediler onun gözlerine. gözlerinin etrafındaki kahverengi halkalara..
ince, keskin birşeylerle yaralamıştık birbirimizi bu rüzgarla ama O, bir kuş tüyünden fazlasını savurmazdı ki kimseye. bunu hatırlattı yanağımdaki esinti.
sonra,
sonra ne mi?
hiç...
belki sadece biraz içki.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder