Cuma, Eylül 17

"-bu tarafta düz yer var, gel!"

ruhumuz bazı evrelerden geçerken mantıklı düşünemiyoruz gibime geliyor. örneğin bugün yalnızca bugün, denize gidemeyişim, topuklu ayakkabımın ayağıma dar gelişi ve sevgilimi onun beni arayışından daha fazla arıyor oluşumun sebepleri konusunda dertlenebilme başarısını gösterdim.
oysa buakşam kimileri (onlara bi isim takmak, onları herhangi bi şekilde ayırmak istemiyorum aslında:( ) "düz yer" bulamadıkları için dertleniyordu. sandalyesinin tekerleği, olmayan eli için.. veya dertlendiğini işaret diliyle anlatıyordu. bizim takılmadıklarımıza takılıp düşüyorlardı! sakin sahil kasabasının meydanında düzenlenen eğlencede iyi vakit geçiriyor, gülüyorlardı ama akıllarının bi kenarında hep bu soru mu vardı; "ya dönerken düz yer bulamazsam?"
gecenin sonunda birçoğu düz yer bulup ta rahatça inemedi kaldırımdan.
ve ben düz kafamla düşündüm, kimbilir dün neler için asıyordum yüzümü ve yarın nelere takacağım yine kafamdaki küçük dünyayı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder